18 Mayıs 2018 Cuma

Nisa, 4/88


“Size ne oluyor da münafıklar hakkında ikiye bölünüyorsunuz? Halbuki kendileri hak ettikleri için Allah onları küfre geri çevirmiştir. Allah'ın saptırdıklarını doğru yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah'ın saptırdıkları için asla doğruya yol bulamazsın.” (Nisa, 4/88)

İMSAK VAKTİ GÜNEŞİN DOĞUŞUNA 41 DAKİKA KALADIR DİYENLERE REDDİYE


Hamd alemlerin Rabbi Allah’a, salat ve selam gönderilmiş bütün nebilere olsun. Bundan sonra;

“Sabahın, beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın.”(Bakara/187)

Ebu Ubeyd, ayette geçen siyah ve beyaz ip terkiplerine şu anlamları vermiştir: “ Siyah ip gece , beyaz ip ise fecr-i sadıktır. Burada (ip diye tercüme edilen) خيط kelimesi renk anlamına gelir.’’

Ticaret Mallarında Zekâtın Hesaplanması


Ticaret mallarında zekâtın farz olduğu bilinen bir gerçektir. İslâm bilginleri bu hükme, zekâtı farz kılan nassların genelinden (umumu) ulaşmışlardır. Çünkü ilgili nasslarda zikredilen var­lıkların geneli içerisine öncelikle ticaret malları girer.

Yüce Allah konuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur: "Onların mallarından sadaka (zekât) al ki, bununla onları temizleyip arıtmış olasın. Ve onlara dua et. Şüphesiz ki senin duan onlar için bir sükûnet­tir. Allah; işitendir, bilendir." et-Tevbe, 9/ 103

Teravih namazı


Rabbimizin rahmetinin ve mağfiretinin hepimizi kuşattığı Ramazan ayının en önemli ibadetlerinden biriside hiç şüphesiz “Teravih namazı” dır. Teravih namazı toplumumuzda adeta Ramazan ayı ve oruç ile özdeşleştirilmiş bir ibadettir. Aslında bu namaz Allah Resulune farz olan ve ümmetine de sünnet olan gece namazıdır. Rabbimizin ayetlerinde bizi kılmaya teşvik ettiği ve bu namazı eda edene çok özel mükafatlar vadettiği, onları övdüğü gece namazı.

ORUÇLUNUN GIYBET VE DEDİKODU ETMESİNİN HÜKMÜ


 Soru: Gıybet ve dedikodu, Ramazan'ın gündüzünde oruçlunun orucunu bozar mı?


Cevap: Gıybet ve dedikodu orucu bozmaz. Fakat orucun sevabını eksiltir.

Allah Teâlâ oruç hakkında şöyle buyurmuştur:

""Ey îmân edenler! Oruç, sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi, size farz kılındı. Umulur ki  (itaatte bulunmak ve yalnızca O’na ibâdet etmek sûretiyle sizinle günahlar arasına önlem kılarak Rabbinizden) korkarsınız." ( Bakara, 183)

4 Mayıs 2018 Cuma

Nisa 88



“Size ne oluyor da münafıklar hakkında ikiye bölünüyorsunuz? Halbuki kendileri hak ettikleri için Allah onları küfre geri çevirmiştir. Allah'ın saptırdıklarını doğru yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah'ın saptırdıkları için asla doğruya yol bulamazsın.” (Nisa, 4/88)

27 Nisan 2018 Cuma

DUA

Allâhummek finî bi halâlike a’n harâmike ve e’ğnini bi fadlike a’mmen sivâk. “Allahım! Haramdan uzak durup, helal olanla yetinmemi bana nasib et. Beni fazlından zenginleştir ve başkalrına muhtaç eyleme.”Allâhumme innî e’ûzu bike minel hemmi vel hazeni vel aczi vel keseli vel buhli vel cubni ve dala’id-deyni ve ğalabetir ricâl. “Allahım! Keder ve hüzünden, acizlik ve tembellikten, cimrilik ve korkaklıktan,  borcun belimi bükmesinden ve insanların bana üstün gelmesinden sana sığınırım.”

ZULÜM EBEDİ DEĞİLDİR


ZULÜM EBEDİ DEĞİLDİR

Yüce Rabbimiz, âyet-i kerimede şöyle buyuruyor: “İçinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.” Enfâl, 8/25

Peygamber Efendimiz (s.a.s) hadis-i şerifte hepimize şu uyarıyı yapıyor: “İnsanlar bir zalimi görürler de onun zulmüne engel olmazlarsa Allah’ın onları genel bir azaba uğratması kaçınılmazdır.” Tirmizî, Tefsiru’l-Kur’an, 5.

KADERE İMAN


KADERE İMAN

Kader: Allah’ın kainattaki her şeyi ezeli ilmi ve hikmeti doğrultusunda takdir etmesi, o ilmine uygun bir şekilde düzenlemesidir.

Kişinin kadere imanının tam ve uygun bir şekilde olabilmesi için şu dört mertebeyi gerçekleştirmesi gerekir.

BÜYÜK (İTİKADÎ) NİFÂK


BÜYÜK (İTİKADÎ) NİFÂK[1]


           Lügatte nifak: Bir şeyi gizlemek ve saklamaktır.[2]

Istılahta nifak: İnsanın Allah’a, meleklerine, kitâblarına, rasûllerine ve ahiret gününe imanı ortaya çıkarması ve bunların hepsini veya bir kısmını bozan şeyleri içinde gizlemesidir.[3]

İnsanların önünde açıktan İslâm iddiasında bulunur ve onlara Müslüman olduğunu izhar eder. Bazen onların önünde namaz, oruç ve hac gibi ibadetler yapar. Lakin kalbinde -bundan Allah’a sığınırız- Allah (U)’nin Ulûhiyet ve Rubûbiyyette bir olduğuna, Nebî (r)’in risaletine iman etmez, ona buğzeder. Yahut Allah (U)’nin indirdiği kitâblardan birine, kabir azabına, ölümden sonra dirilişe iman etmez. Veya Hıristiyanlık, Yahûdîliğin ya da başka din mensuplarının hak olduğuna veya İslâm’dan hayırlı olduğuna, İslâm dininin eksik olduğuna inanır. Yine bu zamana uygun olmadığına, toplumda bazı gruplar için zulüm içerdiğine, kadınlara zulmettiğine, bazı hükümlerinin zulüm olduğuna, kulların maslahatlarına uymadığına ve bunlar dışında büyük şirk ve büyük küfür bölümlerinde geçen dinden çıkarıcı akîdelere inanır.

12 Eylül 2016 Pazartesi

Eid al mubarak. Takabbal Allah minna va minkum


Eid al mubarak. Takabbal Allah minna va minkum 
Bizi yaratan ALLAH a şükürler Olsun, Bütün müslümanlara Hayırlı Olsun, Kurban Bayramınız Mübarek Olsun.

20 Nisan 2016 Çarşamba

Ey arkadaş! Günahtan vazgeç

Ebu Hureyre şöyle dedi: Rasulullah’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Beni israil’den iki adam vardı. Birinin ibadetleri çok iyiydi. Diğeri ise ibadetlerinde ihmalkardı. Onlar birbirleriyle kardeş olmuşlardı, ibadetlerini iyi yapan kişi arkadaşının günah işlediğini görünce: “Ey arkadaş! Günahtan vazgeç” dedi. Arkadaşı ona: “Allah ile benim arama girme. Sen bana bekçi olarak görevlendirilmedin” dedi. Bir gün ibadetkar olan kişi arkadaşını büyük günah işlerken gördü. Ona şöyle dedi: “Yazıklar olsun sana, günahtan vazgeç.” Arkadaşı ona: “Rabbimle benim arama girme. Sen bana bekçi olarak görevlendirilmedin” dedi. Bunun üzerine ibadetkar olan: “Vallahi Allah seni affetmeyecektir” veya ”Allah seni hiçbir zaman cennetine sokmayacaktır” dedi. 
Rasulullah şöyle devam etti:“Allah onların ruhlarını kabzetmek için melek gönderdi. Sonra Allah’ın huzurunda toplandılar. Allah, günahkar kişiye: “Rahmetimle cennetime gir” ibadetkar olana: “Sen benim ne yapacağımı biliyor muydun? Benim sahip olduğum şeylerde tasarruf hakkına mı sahiptin ki böyle söylüyordun” buyurdu. Sonra meleklere: “Bunu ateşe sokun.” dedi.
Rasulullah şöyle devam etti: “Ebu’l Kasım’ın nefsi elinde olan Allah’a yemin ederim ki bu adam öyle bir söz kullandı ki hem dünyası hem de ahiretini mahvetti.” (Ebu Davud,)